İTİBARIN KOKUSU
Midenin tam ortasına çöreklenen, asitlerin boş ve çaresiz mide duvarını acımasızca kemirdiği o yoğun açlık sancısı, insanın zihnindeki tüm ahlaki pusulaları yerle bir edebilecek, medeniyeti unutturacak kadar vahşi bir güce sahipti. Mirhan, o gece İstanbul'un kemikleri sızlatan dondurucu yağmurunun altında, bu ilkel hisle tamamen bütünleşmişti. Şiddetli ve kesintisiz yağan yağmur, aylar öncesinden çöpten bulduğu o incecik, dirsekleri yırtık ceketinden sızıp çoktan iliklerine kadar işlemişti. Ayak parmaklarındaki his saatler önce kaybolmuş, uyuşukluk yavaş yavaş diz kapaklarına doğru tırmanmaya başlamıştı. Fakat o keskin soğuk, rüzgarın yüzünü jilet gibi kesmesi zihninde sadece silik, önemsiz bir arka plandan ibaretti. Bütün algısı, boğazını düğümleyen, nefes almasını bile zorlaştıran o hayvani açlığa ve sokağın hemen karşısındaki o ihtişamlı manzaraya odaklanmıştı.